eric rohmer
Love in the Afternoon (1972)

Rohmer’s provocative final entry from his ‘Six Moral Tales’ calls attention to the temptation of extramarital affairs, as a man in a happy marriage contemplates putting his immoral theoretical thoughts into practice.
Continue reading “Love in the Afternoon (1972)”Éric Rohmer ve Yeni Dalga

Éric Rohmer 1971’de kendisiyle yapılan bir röportajda¹, “Filmlerim tamamen kurgu eserlerdir, sosyolog olduğumu iddia etmiyorum (…) Sadece kendim icat ettiğim belirli vakaları alıyorum, bunlar bilimsel değildir, hayal ürünüdürler” der. Ancak en fantastik olanından en korkunç olanına kadar her film, içinde mutlaka toplumsal bir gerçeklik barındırır. Film ile izleyici arasında bağ kuran da bu gerçeğe yakın…
LES NUITS DE LA PLEINE LUNE (ERIC ROHMER, 1984)

Hayatım diye bir şey kalmadığı dediğiniz zamanlarda izlenmesi gereken bir film. Sevgilisiyle banliyöde yaşadığı tekdüze hayattan sıkılan Louise, Paris’te doya doya bekar hayatı yaşayabileceği küçük bir daireye taşınır. Yakın arkadaşı Octave’la birlikte hayatında yeni bir sayfa açar. Eric Rohmer kendine has karakteriyle zamana ve mekana hakimiyetini bir kez daha sergiliyor. Film, bir kadının özgürleşme yolculuğunu […]
LE BEAU MARIAGE / A GOOD MARRIAGE (ERIC ROHMER, 1982)

Benden henüz geçmedi dediğimiz zamanlarda izlenmesi gereken bir film. Sanat eğitimi alan Sabine, bekar hayatına bir son vermek istediğine karar verir. Arkadaşı Clarisse’in çöpçatanlığı sayesinde, bir düğünde Edmond adında bir avukat ile tanışır. Sabine, Edmond ile ilgili epey yoğun duygular beslediğini düşünse de aslında tek istediği biri ile evlenmektir. Ve tüm bu istekler tek taraflıdır. […]


